Başkent Ankara’da Afetlere Karşı Dirençlilik İçin Ortak Akıl Buluşması

afettek

Tarih:  Date -

Afetle Mücadele Vakfı (TAM Vakfı), TED Üniversitesi ve Ankara Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen “Afetlere Karşı Dirençli Ankara- Toplumsal Dirençlilik İçin Sorumluluk Almak, Güvenli Yaşamın Yol Haritasını Belirlemek” başlıklı etkinlik, 17 Şubat 2026 tarihinde Ankara Kent Konseyi’nde gerçekleştirildi.

6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen buluşmada, hayatını kaybeden yurttaşlar saygıyla anıldı; afet risklerinin azaltılması ve dirençli kentler hedefi doğrultusunda kamu, yerel yönetimler, akademi, özel sektör ve sivil toplum temsilcileri ortak akıl etrafında bir araya geldi.

Açılış konuşmasında TAM Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu, afetlerin yalnızca doğal olaylar olmadığını, esas sorunun riskin yönetilememesi olduğunu belirtti. “Dirençli Ankara, aynı zamanda dirençli Türkiye demektir” diyen Sabuncuoğlu afet risk azaltımına yapılan her 1 dolarlık yatırımın 4 ila 7 dolar arasında kaybı önlediğini belirterek, afetlere hazırlıkta çok paydaşlı, bilim temelli ve siyaset üstü iş birliğinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

Dirençli Kentler İçin Yol Haritası Masaya Yatırıldı

Etkinlikte iki temel başlık altında çözüm önerileri ele alındı.

  • Afetlere karşı dirençlilikte hukuki ve mevzuatsal çözümler
  • Afetlere karşı dirençlilikte teknolojik çözümler

Uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen panellerde; yerel yönetim kapasitesinin güçlendirilmesi, mevzuat uyumu, açık veri ekosistemleri, erken uyarı sistemleri, yapay zekâ destekli karar mekanizmaları ile sensör ve izleme altyapıları gibi kritik konular değerlendirildi.

Ankara’dan Türkiye’ye Örnek Olacak Bir Model

Etkinlikte, temel hedef; “Ankara için uygulanabilir ve diğer şehirler için de örnek teşkil edebilecek somut bir kentsel dirençlilik çerçevesi oluşturmak” olarak ifade edildi. Güvenli ve dirençli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak için iş birliğini büyütmenin önemine vurgu yapıldı. 

Etkinlik, afetlere karşı yalnızca müdahale değil, risk azaltımı, risk önleme ve  hazırlık odaklı bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koydu.